Yargıtay Ceza Dairesi Numara 64/2015 Dava No 19/2016 Karar Tarihi 08.11.2016
Karar Dilini Çevir:
Yargıtay Ceza Dairesi Numara 64/2015 Dava No 19/2016 Karar Tarihi 08.11.2016
Numara: 64/2015
Dava No: 19/2016
Taraflar: İbrahim Lekesiz ile KKTC Başsavcısı arasında
Konu: Çevre şahadet - Çevre şahadetin, kanıtlanması gereken olgunun varlığını doğrudan ortaya koymayan ancak Mahkemenin bu olgunun varlığı hakkında karar verebilmesini sağlayan şahadet olması - Çevre şahadetin bir bütün olarak değerlendirilmesi gereği Sözlü itiraf - Hearsay - Sanığın gerektiği hallerde hiçbir izahatta veya açıklamada bulunmaması.
Mahkeme: Yargıtay/ceza
Karar Tarihi: 08.11.2016

-
D.19/2016 Yargıtay/Ceza No: 64/2015
(Gazimağusa Ağır Ceza Dava No:4/2015)


Yüksek Mahkeme Huzurunda.


Mahkeme Heyeti : Ahmet Kalkan,Gülden Çiftçioğlu,Bertan Özerdağ



İstinaf eden : İbrahim Lekesiz, Merkezi Cezaevi, Lefkoşa.
- (Sanık)

ile


Aleyhine istinaf edilen : KKTC Başsavcısı.
(İddia Makamı)


A r a s ı n d a


İstinaf eden namına: Avukat Şakir Karataş ve Özge Uğraşın
Aleyhine istinaf edilen namına :- Savcı Ahmet Özlemler.


Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Peri Hakkı, Kıdemli Yargıç Çiğdem Güzeler ve Yargıç Mesut Mesutoğlu'nun 4/2015 sayılı davada, 21.4.2015 tarihinde verdiği çoğunluk kararına karşı, Sanık tarafından yapılan istinaftı-r.


---------------


K A R A R

Ahmet Kalkan: Bu meselede tek sonuç iki farklı gerekçe vardır. Sanık aleyhine getirilen davalar, dava ile ilgili olgular daha önce okuma fırsatı bulduğum Sayın Gülden Çiftçioğlu'nun kararında belirtildiğinden, tekrar-ı önlemek bakımından bu hususlara ayrıca değinmeyi gereksiz gördüm.

İstinaf Eden/Sanığın temel iddiası, Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesinin hakkında verdiği mahkumiyet kararının hatalı olduğu yönündedir.

Bidayet Mahkemesi, huzurundaki şahadet ve deliller-i inceledikten sonra, olayın meydana geliş şekli ile ilgili aşağıdaki bulguyu yaparak, çoğunluk kararıyla Sanığı mahkum etmiştir:

"Sanık 11.6.2014'ü 12.6.2014'e bağlayan gece saat 12
raddelerinde The European Casinoya gitmiştir ve saat 03:00 raddeleri-nde daha önceden bildiği Rapa Ltd. adlı iş yerine hırsızlık yapmak niyetiyle gitmiştir. Sanık saat 03:00 raddelerinde Rapa Ltd.in telli kısmından bahçesine girerek, binanın dışında bulunan şalteri kapatarak, arkada bulunan deponun merdivenlerinden, Emare 3- spor ayakkabılar ile tırmanarak çıktıktan sonra, depo kapağına basarak binanın çatı katına çıkmıştır ve kapının camını kırarak sürgüyü açıp içeriye girmiştir. Sanık binanın çatısından esas zemin katına inerek, bilgisayarın üzerinde bulunan masanın sol üst- çekmecesini açarak içinde kırmızı kasa içerisinde bulunan 4920 TL nakit parayı ve 2 adet 150 TL tutarında Mehmet Boksör'e ait çeki, 1 adet 560 TL tutarında 33767 No.lu İş Bankası çekini ve 3 adet Cezmi Acıbucu'ya ait (0162922,0162923 ve 0162927 No.lu) çek-leri sirkat etmiştir. Sanık aynı yerden çıkarak tekrar depo kapağına bastıktan sonra merdivenlerden inerek ayrılmıştır ve The European Casinoya geri dönmüştür." (Mavi 371)


Burada incelenmesi gereken, ceza davalarındaki ispat koşulu olan "makul şüpheden -ari" bir şekilde böyle bir bulguya varılabilmesi için, Bidayet Mahkemesi huzurunda yeterli şahadet ve delilin olup olmadığıdır.

Yine hatırlatılması gereken bir başka husus da, Sanığın istifade edeceği şüphenin makûl şüphe olduğu, her şüpheden yararlandır-ılamayacağıdır.

Karmaşık olgu ve hukuki sorunların bulunmadığı bu meselede, Bidayet Mahkemesinin bulgu yaptığı olguların bir sistematik içerisinde incelenmesi halinde, Sanığın mahkumiyet bulgusunun hatalı olup olmadığı sonucuna kolaylıkla varabileceği k-anaatindeyim.

Bu çerçevede konuyu dört ayrı soru başlığı üzerinden incelemeyi uygun buldum:

Rapa Ltd.in binasına ne zaman ve nasıl girildi?
Sanık o tarihte ve saatte neredeydi?
Sanık, Rapa Ltd.e ait iş yerinin kapısını kırarak içeriye girdi mi?
Sanık,- belirtilen miktarda para ve çekleri sirkat etti mi?

Bu başlıkları sırasıyla ele alacak olursam durum şöyledir:

Rapa Ltd.in binasına ne zaman ve nasıl girildi?

12.6.2014 tarihinde 08:45 raddelerinde Rapa Ltd.in Gazimağusa'da Fevzi Çakmak Caddesindeki d-ükkanına hırsız girdiği bilgisi, dükkanda çalışan Tuncay Çiçekseven tarafından polise iletilmiştir.

12.6.2014 tarihinde, saat 09.00 raddelerinde olay yerine giden İddia Makamı Tanığı No.1 P.M. Hasan Zorlu'nun tespitlerine göre, bahse konu iş yerindeki ça-tı katında bulunan metal demir kapının camının kırılması suretiyle bu kapının arkasındaki sürgünün açıldığı, binaya girildiği, binanın açıldığı çatı katına, binanın arkasındaki su deposunun merdivenlerinden çıkıldığı, yine su deposunun siyah renk depo kapa-ğı üzerinde bir adet ayakkabı izi olduğu ve iş yerinin bahçesinde toprak zemin üzerinde de bir adet ayakkabı izi olduğu saptandı.

Polis yaptığı tahkikatta, dükkanın kapısının belirtildiği gibi kırılıp açıldığı olgusunu fotoğraflarla saptadı ve dükkan çal-ışanlarını tanık olarak dinletti.

Hırsızlığın meydana gelip gelmediği hususu hariç, bu safhada 11.6.2014'ü 12.6.2014'e bağlayan gece Rapa Ltd.in faaliyetlerini sürdürdüğü iş yerine, yukarıda izah edildiği gibi çatıdaki kapısının kırılarak girildiğine ili-şkin inanılır şahadet bulunduğundan, Bidayet Mahkemesinin bu yöndeki bulgusunda hata yoktur.

Bidayet Mahkemesi, Rapa Ltd.in iş yerine 12.6.2014 tarihinde, 03.00 raddelerinde, iş yerinin telli kısmından bahçesine girilerek binanın dışında bulunan şalter k-apatıldıktan sonra Emare No.3 ayakkabılar ile tırmanılarak depo kapağına çıkıldığı ve oraya basıldıktan sonra arka kapının camının kırıldığı bulgusunu yaptı.

Emare No.1 fotoğraflar olaydan sonra polis tarafından çekildi. 13 adet fotoğrafta, ayakkabı izle-ri ve olay mahalli açık surette görülmektedir. Olay yeri tespitleri Bidayet Mahkemesinin bulgusunu mümkün hale getirmektedir. Burada önemli olan, ayakkabı izlerinin Emare No.3 ayakkabıya ait olup olmadığı ve dükkana giriş saatidir.

Emare No.3 ayakkabı, 4-2.5 numara, Nike marka spor ayakkabısıdır. Emare No.3 ayakkabı bulunduktan sonra, İddia Makamı Tanığı No.5 İz İnceleme Uzmanı Salih Bilgi tarafından incelenmiştir.

Bidayet Mahkemesinin şahadetine itibar ettiği bu Tanık, ayakkabı izini detaylı bir incelem-eye tabi tutmuş ve izler ile Emare No.3 ayakkabının, bireysel ve sınıfsal karakteristik özellikler itibarı ile uyumlu olduğunu saptamıştır. Bu konudaki rapor Emare No.15 olarak ibraz edilmiştir.

Bu Tanık, istintakında, ayakkabının sol tekindeki izin, kul-lanımdan kaynaklanan yırtık olduğunu ve bunun ayırdedici iz olduğunu belirtmiştir.

Bidayet Mahkemesi, aksine şahadet bulunmayan İddia Makamı Tanığı No.5 Salih Bilgi'nin şahadetine itibar etmekle hata etmemiştir.

Bu sonuçtan hareketle, Emare No.3 Nike m-arka 42.5 numara spor ayakkabının taban izleri ile olay yerinde tespit edilen ayak izlerinin uyumlu olduğu bulgusunda hata bulunmamaktadır.

Bidayet Mahkemesi, dükkana saat 03.00 raddelerinde girildiğine dair bulgu yapmıştır.

İddia Makamı Tanığı No.2 P.-M.Mustafa Çebi şahadetinde, 12.6.2014 tarihinde saat 03.00 raddelerinde elektrik akımının sigortanın indirilmesiyle kesildiğini tespit ettiğini söylemiştir. Sigortada herhangi bir parmak izi bulunmadığı gibi, saat 03.30'a kadar olan kamera kayıtları da Mah-kemeye ibraz edilmemiştir.

Bu meselede Sanık Avukatı, kamera kayıtlarının ibraz edilmeyişi üzerinde haklı olarak çok durdu. Ancak bu emarelerin Mahkemeye sunulmamasının gerekçesi, bu meseleye olan etkisini belirleyecektir. O nedenle bu hususun incelenmes-i gerekmektedir.

Tanık No.2 P.M.Mustafa Çebi, şahadetinde, olay tarihinde dükkanın kamera kayıtlarına baktığını ve 03.30'dan sonra görüntü olmadığını tespit ettiğini söylemiştir.

Bu meselede unutulmaması gereken nokta, dükkanın açıldığı şikayeti yapıld-ıktan sonra olay yerinin incelendiği, izler dahil birtakım emarelerin bulunduğu, ancak parmak izi ve görüntülerde herhangi bir ize rastlanmadığıdır. Polisin ilk anda Sanıktan şüphelenmesi, daha önce aynı dükkanı açmış olmasından kaynaklanmış ve Sanığın evi- arandıktan sonra, Sanığı suça bağlayıcı herhangi bir delilin bulunamaması ve Sanığın gece The European Casinoda olduğunun saptanmış olunması nedenleriyle serbest bırakılmıştır.

Bu olayda Sanığın olay ile bağlantısı,5.8.2014 tarihinde, yani olaydan yakla-şık 2 ay sonra Emare No.3 ayakkabıların evinde bulunması ile kurulmuş ve Sanık tutuklanmıştır. Buna göre, olaydan 2 ay sonra tespit edilen ayakkabı gibi çok önemli bir emareye verilecek değer, Sanığın görüntüsünün yer almadığı kamera kayıtlarından daha faz-la olup, bu delilin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, İddia Makamı, kamera görüntüleri ile ilgili Polisin şahadeti ile yetinmemiş, Rapa Ltd.in kamera sistemini kuran Yavuz Tamakan'ı tanık olarak celbetmiştir. Bu Tanık şahad-etinde, o tarihteki kameraların gece görüşlü kameralar olmadığını, elektrik akımı kesildiğinde kaydın durduğunu, elektrik şalterinin bulunduğu yer olan duvarı çeken kameranın olmadığını söylemiştir (Mavi 239). Bu Tanık ayrıca, kayıtları incelendiğini ve -03.30'dan sonra kayıt olmadığını tespit ettiğini ifade etmiştir.

Mevcut şahadete göre, dükkana girilen çatı kapısını ve şalterin bulunduğu yeri dışardan çeken kamera olmadığı saptandığına göre, 03.30'dan sonra kaydın olmadığı yönündeki şahadeti dikkate a-ldığımızda, kamera kayıtlarının ibraz edilmemesinin, Sanığın lehine olarak değerlendirilmesi veya tahkikatın eksik yapıldığı sonucuna varılması imkânı yoktur.

Bidayet Mahkemesinin dükkana 03.00 raddelerinde girildiği bulgusunu, içerdeki kamera kayıtlarını-n kesildiği 03.30 saati ile karşılaştırdığımızda, dükkana, 03.00 ile 03.30 arasındaki zaman diliminde girildiği ortaya çıkmaktadır. Bu sonuç, Bidayet Mahkemesinin saat bulgusuna müdahalemizi gerektirecek bir zaman aralığı hatasının olmadığını göstermektedi-r. Mevcut olgular, iş yeri içerisindeki kameraların görüş alanına, elektrikler kesildikten sonra girildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Sanık o tarihte ve saatte neredeydi?

İddia Makamı tarafından sunulan şahadet ve Sanığın kendi beyanı, 11.6.2014'ü 12-.6.2014'e bağlayan gece, Gazimağusa'da The European Casinoda olduğuna ilişkindir.

İddia Makamı, Sanığın arada dışarı çıkıp dükkanı açtığını ve tekrar döndüğünü; Sanık ise bütün gece, sabaha kadar Casinoda kaldığını ve hiç dışarıya çıkmadığını iddia etmek-tedir.

Mevcut şahadete göre, Bidayet Mahkemesinin Sanığın 11.6.2014'ü 12.6.2014'e bağlayan gece The European Casinoda olduğu bulgusunda hata olmadığı anlaşılmaktadır.

Rapa Ltd.e ait iş yerinin açıldığı 03.00-03.30 saatleri arasında Sanığın Casinoda olup- olmadığını, Casinodan çıkıp çıkmadığını bir sonraki başlıkta ele alacağım.

Sanık, Rapa Ltd.e ait iş yerinin kapısını kırarak,
içeriye girdi mi?

Daha önce belirttiğim gibi, olayın olduğu 12.6.2014 tarihinde, daha önce konu iş yerini açıp girdiği iç-in Sanıktan şüphelenilmiş, ancak evinde yapılan aramada herhangi bir şey bulunamadığı ve o gece The European Casinoda olduğu saptandığı cihetle bu mesele ile ilgili tahkikat ileri götürülmemiş, Sanık hakkında ileri işlem yapılmamıştır.

Olaydan 2 ay sonra-, Gazimağusa'da Halil Hamza isimli iş yerinden çalınan eşyalarla ilgili tutuklu bulunan Sanığın, Antalyalılar Caddesi No.20'deki ikametgahının aranması esnasında, kapının girişinde Emare No.3 Nike marka spor ayakkabılar bulunmuştur.

Ayakkabıları bulan İd-dia Makamı Tanığı No.6 İbrahim Bulut, Sanığın ayakkabıların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, hatta orada bulunan annesinin bunu onayladığını ve kendilerine bir poşet verdiğini söyledi. Tanık istintakta, sorulan sorulara cevaben aynı şahadeti yineledi-.

Polis tahkikatını P.M.İbrahim Bulut'un şahadeti ile sonlandırmamış, yapılan incelemede Emare No.3 ayakkabıların olay yerindeki izlerle uyuşması üzerine Sanıktan bilgi istemiştir.

İddia Makamı Tanığı No.2 P.M.Mustafa Çebi şahadetinde, Sanığa izlerin -uyuştuğunu izah edip ondan konu ile ilgili izahat istediğinde, Sanığın sözlü olarak verdiği cevapta ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan isimli birinden aldığını ve suçun işlendiği gün ayakkabıların birkaç gün evden kayıp olduğu beyanında bulunduğunu sö-ylemiştir.

Sanık Avukatı bu beyana itiraz etmiş ve Sanığın böyle bir beyanı hiçbir şekilde yapmadığını söylemiştir. Bunun dışında, Sanığa kanuni ihtar yapılmadığını ileri sürmemiştir.

İddia Makamı Tanığı No.2 Mustafa Çebi şahadetinde, Sanığa, verdiği c-evaptan sonra işlemiş olduğu suçları bildirerek kanuni ihtarda bulunduğunu, Sanığın ikametgahında annesi, 62 yaşındaki babası ve kızkardeşlerinin bulunduğunu, bu ayakkabıları Sanığın giydiğini söylemiştir.

Sanık Avukatı, Sanığın bu sözleri söylemediğini i-ddia etmesine karşın, Sanığın Cezaevinde olduğu sırada Hasan Çağlayan isimli kişinin Cezaevinde bulunduğunu ve tahliyesinden sonra yurt dışına çıktığını tespit etmiştir. Bu sonuca göre suçun işlendiği tarihte Hasan Çağlayan isimli kişi KKTC'de değildi. Pol-isin Hasan Çağlayan ismini uydurduğu iddiası yapılmadığı gibi, bu şahsın varlığı saptandığından da sahte bir isim olmadığı ortaya çıkmıştır.

Polis, tutuklu bulunan bir kişiden, Fasıl 155 madde 5 altında, tutuklu olduğu konu dışındaki başka bir olay ile i-lgili olarak yasal ihtarda bulunmadan bilgi isteyebileceğinden, evinde bulunan ayakkabılar ile ilgili Sanıktan bilgi istenmesinde hata yoktur. Sanık ayakkabıları Hasan Çağlayan'dan aldığını söyledikten sonra, kanuni ihtar altında kendisine aleyhindeki suçl-ama bildirilmiştir. Polisin uyguladığı yöntemde hata olduğu kanaatinde değilim.

Mevcut şahadet ve deliller, Bidayet Mahkemesinin, Sanığın yukarıdaki sözlü izahatı yaptığı ve konunun Polis tarafından araştırıldığı bulgusunu yapması için yeterlidir.

Bu s-afhada incelenmesi gereken, Sanığın iş yerini açıp açmadığıdır.

Ceza yargılamasında mahkumiyet direkt veya sadece görgü tanıklarının şahadeti ile ispatlanmaz. Çevre şahadet ve sanığı suça bağlayıcı diğer deliller toplandığında, suçun sanık tarafından işl-endiğini makul şüpheden ari bir şekilde göstermesi mahkumiyet için yeterlidir.

İddia makamının ibraz ettiği şahadetten ilk nazarda (Prima Facie) sanığın suçlu olduğu ortaya konursa ve sanık bir izahat vermesi veya açıklamada bulunması gerektiği halde hiç-bir izahatta veya açıklamada bulunmazsa, böyle bir durumda mahkeme sanığı suçlu bulabilir (Bkz. Bir.Yargıtay/Ceza 14/89 ve 15/89 D.13/89 KKTC Başsavcısı ile İsmail Yahat davası).

12.6.2014 tarihinde meydana gelen bu olayda, Sanığın tasarrufunda bulunan ay-akkabıların izi, kapısı kırılıp açılan ve kanunsuz şekilde içerisine girilen Rapa Ltd.in iş yerinde bulunmuştur. Ayakkabıları giyenin başkası olduğu şüphesi oluşmadıkça, bu durum Sanık aleyhine kuvvetli delil teşkil etmektedir.

Sanığın duruşmada, yerinden- yaptığı beyan şöyledir:

"Efendim bu suçları ben işlemedim. Olay gecesi saat 12.30
sıralarında European Gazinodaydım. Sabah sekize kadar hiç ayrılmadım. Sabah sekizde taksiyle ayrıldım. Polisin Mahkemeye sunmuş olduğu spor ayakkabılar bana ait değildir-. O gün Gazinodaydım efendim. Polisler baksa kamera kayıtlarına eminim tespit ederdi orda olduğumu."

Bu meselede Savunma, kamera kayıtlarının getirilmemesini, Sanık lehindeki delilin gizlenmesi olarak değerlendirdi ve Sanığın bundan yararlandırılmasını is-tedi.

Şüphesiz sanığın suçsuz olduğunu gösteren bir delilin mahkemeden gizlenmesi veya saklanması veya mahkemeye ibraz edilmemesi önemli bir eksiklik olup sanık sadece bu nedenden beraat ettirilebilir.

Bu meselede böyle bir sonuca yol açacak eksikliğin -olup olmadığı olgulardan çıkarılabilecek bir husustur.

Bu olayda Sanığın şüpheli olmasının sebebi, (2) ay sonra başka bir suçun tahkikatı sırasında ayakkabıların bulunmuş olmasıdır.

Sanık, yerinden yaptığı beyanda, o gece saat 12.30'da Casinoda olduğun-u kabul etmiş, sabaha kadar Casinonun otelinden ayrılmadığını iddia etmiştir.

Görülebileceği gibi Sanığın müdafaasının temeli Alibi'ya dayanmaktadır. Kamera görüntülerini Mahkemeye sunmayan İddia Makamı, The European Casino Güvenlik Müdürü Refik Dalkılıç-'ı tanık olarak dinletmiştir. Bu Tanık, istintak edilmemiş şahadetinde, Sanığın 11.6.2014 tarihinde Casinoya geldiğini, sabahleyin taksi çağırarak ayrıldığını, hiç kimsenin sabaha kadar sürekli bir biçimde kalmasına müsaade edilmediğini, hangi saatlerde çı-ktığını söyleyemeyeceğini ama çıkmamasının imkansız olduğunu söylemiştir.


İddia Makamı Tanığı Refik Dalkılıç, Sanığın 2-3 kez çıkıp geldiğini tahmin ettiğini söylemesine rağmen, Sanığın çıktığını gördüğünü söyleyememiştir.

Bu Tanık, Sanığın dışarı ç-ıkmamasının imkansız olduğu iddiasını İddia Makamının sorularına karşı şöyle izah etmiştir:

"S. Mümkün müdür bir insanın gece gelip sabaha kadar
hiç ayrılmadan kalması?
C. Onu hiç kimse yapamaz.
S. Neden yapamaz izah edin bize?
C. Çünkü muhakk-ak çıkıp gidecektir, gelecektir. Bunalır
oyun oynamazsa zaten onu biz çıkartırız. Kameralar
var, kameralar tespit eder. Der bu adam niçin burada
dolanıyor, dolaşıyor. Bunu çıkartın dışarıya,
gönderin. Yani bu şekilde olabilir." (Mav-i 236)


Çok açık şekilde kamera kayıtlarının bulunduğu ve bütün gecenin kayda alındığının kabul edildiği bu meselede, Polisin kamera kayıtlarını Casino patronu sırf vermek istemediği için almaması, Sanığın orda olup olmadığını elinde fırsatı olmasına rağ-men Mahkemeye sunmaması kabul edilebilir bir sebebe dayanmadığı gibi, tahkikatın eksik yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.

İddia Makamı Tanığı Refik Dalkılıç bile kendi iddialarını kamera kayıtlarına dayandırdığına göre, bu kayıtlar olmadan tahmine da-yanan şahadeti ile Sanığın dükkana girilen saatlerde Casino dışında olduğu bulgusuna varılması mümkün değildir.

Açılan iş yerinin çatı kapısına tırmanılan depo kapağı üzerinde Sanığın evinde bulunan Emare No.3 ayakkabıların izinin bulunması önemli olmakl-a beraber, olay gecesi ayakkabıların içerisindeki kişinin Sanık olduğunun ispatlanabilmesi için Sanığın tahkikat esnasında yaptığı izahın doğru olmadığının, İddia Makamı tarafından makul şüpheden ari bir şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Sanığın olay i-le ilgili izahı açıktır. "O gece saat 12.30'dan sabaha kadar Casinodaydım, hiç dışarı çıkmadım."

Sanığın o gece Casinoda olduğu ve sabah saat 08:00'de taksiyle ayrıldığı İddia Makamı Tanığı Refik Dalkılıç'ın şahadeti ile sabit olmasına rağmen, İddia Makam-ı Casino ile ilgili kamera kayıtlarını Mahkemeye sunmamıştır. Bu sonucun Sanık lehinde makul şüphe oluşturduğu çok açıktır.

Bu durumda Sanığın başkasından aldığı kanıtlanan Emare No.3 ayakkabıların tek kullanıcısı olduğu ve Casinodan çıkıp bu suçu işledi-ği makul şüpheden ari bir şekilde ispatlanamadığından, Bidayet Mahkemesinin Sanığın Alibi müdafaasını incelemeden, Sanığı aleyhindeki davalardan mahkum etmesi hatalı olmuştur.

Yukarıdakiler ışığında istinafın kabul edilerek Sanığın aleyhindeki tüm davala-rdan beraat ettirilmesi gerektiği kanaatindeyim.


Gülden Çiftçioğlu: Huzurumuzdaki istinaf, Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli kararına karşı hem mahkumiyet kararı hem -de hapis cezası aleyhine yapılmıştır.

İddia Makamı tarafından Sanık aleyhine aşağıda tafsilatı verilen davalar getirilmiştir:
1. Dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 291 ve 294(a) maddelerine
aykırı olarak, 11-12.06.2014 tarihleri arasında,
Gazimağu-sa'da, bir cürüm işlemek maksadıyla, yani Rapa
isimli oto yedek parça dükkânının batıya bakan çatı
katındaki kapının 30X30 cm ebatlarındaki camını kasten ve
kanunsuz olarak kırıp bina içerisine girmek;

2. Dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 255. v-e 262. maddelerine
aykırı olarak, birinci davada belirtilen aynı tarihler
arasında ve yerde, bina içerisinde bulunan para kasasındaki
4.920TL nakit parayı ve Cezmi Acıbıcı adına ısdar olunan
Rapa Ltd. adına yazılı Akfinans Bank keşideli-
0162922,0162923 ve 0162927 seri No.lu her biri 3000TL
meblağlı 3 adet çek yaprağını ve Halil Kasap adına ısdar
olunan, Musa Koruk adına yazılı 3003767 seri No.lu İş
Bankası keşideli 560 TL meblağlı 1 adet çek yaprağını,
Mehmet Boksör ad-ına ısdar olunan Hurşit Gülol adına yazılı
1004262,1004263 seri No.lu 150'şer TL meblağlı 2 adet çek
yaprağını sirkat etmek;

3. Dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 255. ve 272. maddelerine
aykırı olarak, birinci davada belirtilen aynı tarihler -
arasında ve yerde, 14.6.2012 tarihinde sirkat suçundan
mahkûm edildiği ve sabıka kaydı aldığı halde, işbu davaya
konu sirkat suçunu yeniden işlemek;

4. Dava, Fasıl 154 Ceza Yasası'nın 324(1) maddesine aykırı
olarak, birinci davada beli-rtilen aynı tarihler arasında ve
yerde, kasten ve kanunsuz olarak, Rapa Ltd. isimli yedek
parça dükkânının çatı katındaki 30X30 cm ebatlarındaki
kapı camını kırmak suretiyle 100TL değerinde kasti hasara
uğratmak.


Sanık, aleyhine getirile-n davalardan itham edildiğinde aleyhindeki davaları kabul etmemiş ve meselenin duruşması yapılmıştır.

Meselenin dinlenmesi esnasında İddia Makamı lehine 13 tanık çağrılmıştır. İddia Makamının davasını kapatması üzerine söz alan Sanık Avukatı, Mahkeme huz-urunda ilk nazarda (prima facie) Sanığı müdafaa yapmaya davet edecek kadar yeterli şahadet bulunmadığını (submission of no case)ileri sürerek, Sanığın beraatini talep etmiştir.

Alt Mahkeme kararında, Sanık aleyhine getirilen 4 davanın unsurları ile ilgi-li olarak Mahkeme huzurunda ilk nazarda Sanığı müdafaa yapmaya davet edecek kadar yeterli şahadet olduğu hususunda bulgu yaparak Sanığı, Fasıl 155 madde 74(b) altına müdafaaya çağırmıştır.






Lehine bir tanık çağıran Sanık, Sanık kutusundan yaptığı ye-minsiz beyanında şöyle demiştir:


"Efendim bu suçları ben işlemedim. Olay gecesi saat 12.30 sıralarında European Casinodaydım. Sabah 8'e kadar hiç ayrılmadım. Sabah 8'de taksi ile ayrıldım. Polisin Mahkemeye sunmuş olduğu ayakkabılar bana ait değildir. O -gün Gazinodaydım efendim. Polisler baksa kamera kayıtlarından eminim tespit ederdi orada olduğumu".



Yargılama sonucunda, Gazimağusa Ağır Ceza Mahkemesi Sanığı, aleyhine getirilen tüm davalardan çoğunluk kararı ile suçlu bulup mahkum etmiştir.
Sanık ma-hkûm edildiği:
davadan 6 yıl;
davadan 2 yıl;
davadan 6 yıl süre ile hapislik cezasına çarptırılmıştır.
Alt Mahkeme, 4. davadan Sanığı suçlu bulup mahkum etmekle birlikte, ne ceza verdiğini açıklamış değildir.

Alt Mahkeme huzurunda ibraz edilen şahadete -göre, dava ile ilgili olgular aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

Dava konusu tarihte, Gazimağusa'da Rapa Ltd.e ait iş yerinde, olay tarihinde toplam 5 personel çalışmakta idi (Mavi 54, 55). İş yerinin sorumlusu Koray Birşen (Mavi 54), kasa sorumlusu ve mu-hasebecisi ise Tuncay Çiçekseven idi (Mavi 64). Namık Ondal, Hüseyin Kurtoğlu ve Serhan Taylan isimli kişiler ise işçi olarak çalışmakta idi (Mavi 54).
Konu iş yerinin kapanış saati 17.30'idi (Mavi 55).
İş yerinin anahtarı Tuncay Çiçekseven ve Koray Birşe-n'de bulunmakta ve konu iş yerini her sabah Tuncay Çiçekseven açmakta idi (Mavi 118).


İddia Makamı Tanığı No.3 Tuncay Çiçekseven'in şahadetine göre, 11.6.2014 tarihinde yapılan satışlar neticesinde iş yerinin kapanacağı esnada, kasada 4920 Türk Lirası -nakit para ile Cezmi Acıbucu tarafından ısdar edilen Rapa Ltd. adına yazılı Akfinans Bank'a ait 0162922, 0162923, 0162927 seri No.lu 3000 TL meblağlı 3 adet çek yaprağı ile İş Bankasına ait 3003767 seri No.lu 560 Tl meblağlı çek, Vakıflar Bankasına ait 10-04262, 1004263 seri No.lu 150'şer Tl'lik iki adet çek olmak üzere toplam (6) adet çek mevcuttu.

İddia Makamı Tanığı No.3 Tuncay Çiçekseven'in şahadetine göre, Tuncay Çiçekseven, iş yerinde meydana gelebilecek hırsızlık olayına önlem olarak, kasadaki naki-t para ve çekleri her gün bir zarfa koyarak rafların arasında saklamakta idi. 11.6.2014 tarihinde ise iş yoğunluğu nedeni ile kasadaki nakit para ve çekleri zarfa koyup rafların arasına saklamayı unutmuş ve yukarıda sözü edilen nakit para ve çekleri kasada- bırakmıştı.

İddia Makamı Tanığı No.3 Tuncay Çiçekseven'in şahadetine göre, 11.6.2014 tarihinde iş yeri kapatılmadan önce, iş yerinin tüm kapı ve pencereleri kontrol edilmişti (Mavi 122). İş yerinin ışıkları ise açık olarak bırakılmıştı. Binanın çatı k-atında bulunan kapının sürgüsü de kapalı bırakılmıştı.

12.6.2014 tarihinde sabahleyin, Tuncay Çiçekseven, Hüseyin Kurtoğlu ile aynı araçla birlikte gelip saat 8.00'de iş yerini açıp içeriye girdiler. Ardından Namık Ondal isimli personel içeriye girdi.


-

Tuncay Çiçekseven kapıyı açıp içeri girdiğinde solda birinci çekmecenin açık ve kasanın da yerde açık ve içerisinin boş olduğunu Hüseyin Kurtoğlu ile birlikte gördü. Bunun üzerine Tuncay Çiçekseven hasılatı her zaman sakladığı yere baktı ancak orada za-rf bulamadı.

Tuncay Çiçekseven'in şahadetine göre, Tuncay Çiçekseven 11.6.2014 tarihinde, iş yoğunluğu nedeni ile kasadaki para ve çekleri zarfa koyup rafların arasına saklamayı unutmuş ve yukarıda sözü edilen nakit para ve çekleri kasada bırakmıştı.

İ-ddia Makamı Tanığı No.8 Namık Ondal'ın şahadetine göre, Tuncay Çiçekseven'in "buraya hırsız girdi" diye seslenmesi üzerine mutfağa geçen kapıya baktığında bir şey görmemiş, merdivenlerden baktığında damdan içeriye açılan demir kapının camının kırık, sürgüs-ünün ise açık olduğunu görmüştür.
Namık Ondal'ın şahadetine göre çekmece açıktı ve kasa yerde ve kapalı idi. Polis gelene kadar hiçbir yere dokunulmadı.
Ardından Polise haber verildi.

Meselenin Tahkikat Memuru İddia Makamı Tanığı No.2 P.M. Mustafa Çebi-'nin şahadetine göre; telefoniyen alınan
hırsızlık ihbarı üzerine, P.M.İbrahim Bulut ile olay yerini 8.35'te ziyaret ettiler.

İddia Makamı Tanığı No.2 P.M.Mustafa Çebi'nin ve İddia Makamı Tanığı No.6 P.M. İbrahim Bulut'un şahadetine göre; konu iş yerini-n içerisinde yaptıkları kontrolde, para kasasının açık ve içerisinin boş olduğunu gördüler. Yine yaptıkları incelemede, iş yerinin çatı katına açılan kapısının camının kırık ve kapının da açık olduğunu gördüler. Bina çevresindeki incelemede iş yerinin duv-arına bitişik olan su deposu üzerinde bir ayak izi olduğu da görüldü. Bunun üzerine P.M. Mustafa Çebi Olay Yeri İnceleme Şubesinde görev yapan P.M. Hasan Zorlu'ya bilgi vererek, olay yerine gelmesini sağladı.

Meselenin Tahkikat Memuru İddia Makamı Tanığı- No.2 P.M. Mustafa Çebi'nin şahadetine ve yaptığı tahkikata göre, 11 Haziran 2014 tarihini 12 Haziran 2014 tarihine bağlayan gece elektrik akımı elektrik sigorta kutusundan kesilmiştir (Mavi 43). Tahkikat Memuru Mustafa Çebi, kameralar elektrikle çalıştığı-ndan dolayı kameraların 12 Haziran 2014 tarihinde geceleyin saat 3.30'dan itibaren görüntü almamasından, elektrik akımının sigorta kutusundan meçhul kişilerce aynı tarih ve saatte kesildiği sonucunu istihraç etmiştir.

Olay Yeri İnceleme Şubesinde görev y-apan İddia Makamı Tanığı No.1 P.M.Hasan Zorlu'nun şahadetine göre, olay yerine geldiğinde su deposunun depo kapağı üzerinde bir adet ayakkabı izi olduğunu tespit ederken iş yerinin bahçesinde toprak zemin
üzerinde de bir adet ayakkabı izi olduğunu saptadı- ve ilk anda bu izlerin ölçekli fotoğraflarını çekti. P.M. Hasan Zorlu binanın iç ve dış kısmında ve bu bağlamda kasa üzerinde bilahare yaptığı parmak izi incelemesinde, herhangi bir parmak izi tespit edememiştir.

İddia Makamı Tanığı No.8 Namık Ondal'ın -şahadetine göre, Polis Memurları Namık Ondal'ın yanında, damdan su deposunun kapağı üzerindeki ayakkabı izinin fotoğrafını çekti. Namık Ondal, Polisin talebi üzerine, depo üzerindeki kapağı söküp yere indirdi ve Polisin bu şekilde kapağın üzerindeki ayakk-abı izinin fotoğrafını çekmesine yardımcı oldu.

Namık Ondal'ın şahadetine göre, su deposu tel örgülü bir alandadır ve tel örgülerin bazı yerlerinde teller paslanmış ve yırtıktır.

Gazimağusa Polis Müdürlüğü Adli Şubede görev yapan meselenin Tahkikat M-emuru İddia Makamı Tanığı No.2 Mustafa Çebi'nin (Mavi 43) ve güvenlik işleri yapan ve Rapa Ltd.i kamera sisteminden denetleyip gözeten İddia Makamı Tanığı No. 13 Yavuz Tamakan'ın (Mavi 273) şahadetlerine göre, olay tarihinde, konu iş yerinin dışında kamera- olmamakla birlikte içeride 4 tane kamera vardı. Buna göre, ana giriş yerini, iş yerinin yan tarafında içeride depoyu, iş yerinin içerisinde koridordan kasa kısmını ve içeriyi çeken kamera vardı.

Rapa Ltd.in kamera güvenlik sistemini kurup sürekli denet-leme yetkisine sahip olan İddia Makamı Tanığı No.13 Yavuz Tamakan'ın (Mavi 239) şahadetine göre, kamera kayıtlarında yaptıkları incelemede, 11.6.2014 tarihini 12.6.2014 tarihine
bağlayan gece saat 3.30'da kayıtlar durmuştu. Rapa Ltd.de konu
tarihte elekt-rikle çalışan kayıt cihazı mevcuttu ve elektrikle çalışmakta olan kameradaki kayıtlar ise 15 günde bir silinirdi.

12.6.2014 tarihinde Polisin müracaatı üzerine gerek kendi cihazlarında gerekse iş yeri kayıt cihazında yapmış olduğu kontrolde 3.30 sonrası -herhangi bir kayda rastlanmamıştır.

Olay Yeri İnceleme Uzmanı İddia Makamı Tanığı No.1 P.M. Hasan Zorlu'nun şahadetine göre, binanın arka kısmını çevreleyen ve sağlam olmayan bir tel vardır. Binaya çatı katından giriş yapılırken, binanın arkasında buluna-n su deposunun merdivenlerinden çıkılmış ve iş yerinde çatı katında bulunan metal demir kapının camının kırılması suretiyle bu kapının arkasındaki sürgünün açılması sağlanıp söz konusu bina içerisine girilmiştir (Mavi 11,12).

Meselenin Tahkikat Memuru İ-ddia Makamı Tanığı No.2 Mustafa Çebi'nin şahadetine göre, konu iş yerinin çatı katında bulunan ve kırılan camının değeri 100 TL'dir.

İddia Makamı Tanığı No.10 P.M. Vedat Bilginaylar'ın şahadetine göre, Rapa Ltd. ile Sema The European Otel arasındaki mesa-fe 1.6 km olup, normal adımlarla yürüyerek 23 dakikada, araba ile 5 dakikada katedilebilmektedir.

İddia Makamı Tanığı No.1 P.M.Hasan Zorlu'nun şahadetine göre, P.M.Hasan Zorlu, 6.8.2014 tarihinde Gazimağusa Polis Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesinde ol-duğu esnada, saat 8.00'de P.M.Hüseyin Akkaplan'ın getirdiği 42.5 numaralı ayakkabıların taban kısmının yakın fotoğraflarını çekip, olay
yerinde tespit ettiği ayak izi fotoğrafları ile şubede çektiği ayakkabı fotoğraflarını bir CD'ye aktarmış ve nihai rapo-r
yazılmasını sağlamak üzere Polis Genel Müdürlüğüne bağlı İz İnceleme Şubesine göndermiştir.

Meselenin Tahkikat Memuru İddia Makamı Tanığı No.2 Mustafa Çebi'nin (Mavi 43) şahadetine göre, Mustafa Çebi, konu iş yerinin Sanık tarafından daha önce açılmış- olması ve Sanığın benzeri sabıkları olması yanında, çevreden yaptığı araştırmada Sanığın aynı gece The European Casinoda olduğunu ve sürekli olarak dışarı gidip geldiğini öğrenmesi üzerine, Sanıktan şüphelenip soruşturma başlatmıştır.

P.M.İbrahim Bulut'-un şahadetine göre, Emare No.3 spor ayakkabı, Sanığın ailesi ile birlikte ikâmet ettiği evde bulunup emare olarak zapt edilmiştir.



Polis Genel Müdürlüğünde İz İnceleme Uzmanı olarak görev yapan İddia Makamı Tanığı No.5 P.Ç.Salih Bilgi'nin şahadetine gö-re, kendisine teslim edilen CD - R içerisindeki 3 boyutlu(3D) kısmi ayakkabı izi ile Emare No.3 bir çift spor ayakkabıdan oluşturduğu mukayese izini ve ayrıca CD-R içerisindeki iki boyutlu (2D) ayakkabı izleri ile Emare No.3 bir çift spor ayakkabıdan oluşt-urduğu mukayese izini karşılaştırarak, Emare No. 15 Uzmanlık Raporunu hazırlamıştır.

Emare No.15 Uzmanlık Raporu, 3 adedi Sanığa ait olduğu iddia edilen ayakkabıların taban görüntüleri ile olay yerinden fotoğraflanan 1 adet 3 boyutlu kısmi ayakkabı izi i-le 5 adet iki boyutlu ayakkabı izinin karşılaştırması sonucu hazırlanmıştır.

Emare No.15 Uzmanlık Raporuna göre, CD-R içerisindeki üç boyutlu (3D) kısmi ayakkabı izi ile Emare No.3 bir çift spor ayakkabıdan uzman tarafından oluşturulan mukayese izlerini-n yapılan karşılaştırılması neticesinde, sol teki ile aralarında sınıfsal karakteristik özellikler itibarıyla uyumlu olduğu görülmüş ancak inceleme konusu izin, irtibat için gerekli olan bireysel karakteristik izleri tespit edecek nitelikte olmamasından do-layı, herhangi bir şey söylemek mümkün olmamıştır.

CD-R içerisindeki iki boyutlu (2D) ayakkabı izleri ile Emare No.3 bir çift spor ayakkabıdan Uzman tarafından oluşturulan mukayese izlerinde yapılan karşılaştırma neticesinde izler arasındaki sınıfsal kar-akteristik özellikler itibarıyla izlerin uyumlu oldukları görülmüş; CD R içerisindeki Rapa 2 isimli fotoğrafta görülen ayakkabı izinin ise inceleme konusu ayakkabıların sol teki arasında bireysel

karakteristikler itibarı ile uyumlu olduğu ve söz konusu f-otoğrafta görülen ayakkabı izinin, inceleme konusu ayakkabının sol teki tarafından oluşturulduğu sonucuna varılmıştır.

Sanık Avukatının mahkumiyete ilişkin istinaf sebepleri ise aşağıdaki başlıklar altında gruplandırılabilir:
1- Alt Mahkeme, Sanığı suçlu- bulup mahkûm ettiğini açıklamadan Sanığa ceza takdir etmekle hata etti.
2- Alt Mahkeme, meselede tahkikat eksikliği olmasına rağmen, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususundaki P.M. İbrahim Bulut ve P.M.Mustafa Çebi'nin şahadetine itibar ederek-, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait ayakkabılar olduğu hususunda bulguya varmak ve Sanığı aleyhindeki davalardan mahkum etmekle hata etti.
3-Alt Mahkeme, meselede tahkikat eksikliği olmasına ve olay mahallindeki su deposu üzerinde bulunan ayakkabı izleri-nin Emare No.3 ayakkabıdan neşet ettiği hususunda bulgu yapabilmek için huzurunda yeterli, itibar edilir çevre şahadet olmamasına rağmen, Sanığı aleyhindeki davalardan mahkum etmekle hata etti.
4- Alt Mahkeme, Sanığın müdafaasında, olay gecesi The Europea-n Casinoda olduğunu iddia ederek alibi müdafaasında bulunmasına ve Sanığın iddiası İddia Makamı Tanığı Mustafa Çebi ve Refik Dalkılıç tarafından teyit edilmesine rağmen, Sanığın alibi müdafaasını irdelemeyerek Sanığı mahkum etmekle hata etti.

Cezanın fah-işliğine ilişkin istinaf sebebi tek başlık altında incelenebilir:

"Alt Mahkeme, alenen fahiş ceza takdir etmekle hata etmiştir."


Sanık Avukatı 1. istinaf sebebi bağlamında istinaftaki hitabında, Ağır Ceza Mahkemesinin Mavi 372'de Sanık aleyhindeki 1,2,-3 ve 4. davaların makul şüpheden ari bir şekilde ispat edildiği hususunda bulgu yapmakla birlikte, mahkum edilip edilmediği hususunda açıklama yapmadığı cihetle, Sanığın, aleyhindeki davalardan beraat ettirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Alt Mahkeme -21.4.2015 tarihinde verdiği çoğunluk kararında (Mavi 372), sonuç olarak şöyle demiştir:

"Yapmış olduğumuz bulgular neticesinde, İddia Makamının Sanık aleyhine getirilen 1,2,3 ve 4. davaları makul şüpheden ari olarak ispat ettiği kanaatine varırız.
Yargıç- Mesut Mesutoğlu: Başkan Peri Hakkı'nın kararına katılırım."

Bununla birlikte, 28.4.2015 tarihinde ceza takdirinden önce, Başkan Peri Hakkı şöyle demiştir:

"Sanık oy çokluğu ile 1,2,3 ve 4. davadan suçlu bulunup mahkum edilir (Mavi 373).
Sanık Avukatı-.....
Bu Sanığa ne tür bir ceza verileceğini takdir
ederken ......." (Mavi 374).

Yukarıdaki karar alıntısından da görüleceği üzere, Alt Mahkeme 21.4.2015 tarihinde verilen çoğunluk kararında Sanığın 1,2,3, ve 4. davalardan suçlu bulunup mahkûm edildiğin-i belirtmemekle birlikte, 28.4.2015 tarihinde ceza takdirinden önce Sanığın oy çokluğu ile 1,2,3, ve 4. davadan suçlu bulunup mahkûm edildiği hususunda karar verdiği ve ceza takdirinin ise daha sonra açıklandığı görülmektedir.


Dolayısıyla, Sanık Avukatı-nın bu husustaki iddiasına itibar edilmez.

Yukarıda belirtilenler ışığında, 1. istinaf sebebinin reddedilmesi gerekir ve reddedilir.

2, 3, ve 4. istinaf sebebi bağlamında Sanık Avukatı istinaftaki hitabında, özetle: Meselede tahkikat eksikliği olduğu, S-avcılığın Sanık lehine olan birtakım hususları Mahkeme huzuruna getirmediği, sirkat olayının vuku bulduğu iddia edilen Rapa Limited'de elektriklerin saat 3.30'da kesildiği ve kamera görüntüsünün bu nedenle mevcut olmadığı iddia edilmesine rağmen, mevcut 4 -kameranın görüntülerinin Mahkemeye getirilmediğini iddia etmiştir. Sanık Avukatı ilâveten, Sanığın olay gecesi The European Casinoda olduğunu iddia etmesine ve bu bağlamda Alibi iddiası yapmasına rağmen, bu iddiayı çürütmek için İddia Makamının olay geces-i ile ilgili olarak kumarhanenin kamera görüntülerini Mahkemeye sunmadığını, Sanığın evinden alındığı iddia edilen emare ayakkabıların Sanığın evinden alınmadığını ve bu ayakkabıların Sanığa ait olmadığını,bunu davanın başından
itibaren söylediklerini, e-mare ayakkabıların fotoğraflamasının yapılmadığını,Sanık aleyhine daha önce de benzeri dava açılıp geri çekildiğini, bu davanın ilk tahkikatında tahkikat memurunun ifadesinde, Sanığın "bu ayakkabılar benimdir" veya
"Hasan Çağlayan isminde birisinden aldı-m" şeklindeki
ikrarının yer almadığını, huzurdaki davada ise tahkikat memurunun şahadetinde, Sanığın annesinin bu ayakkabıları koymak için poşet verdiğini iddia etmesine rağmen, Sanığın annesinin Mahkemeye tanık olarak celbedilmediğini, Alt Mahkemenin İd-dia Makamının tanıklarına inanmakla hata ettiğini çünkü tanık şahadetlerinin ciddi çelişkiler içerdiğini belirtmiştir.

Sanık Avukatı ilâveten, depo kapağı üzerindeki izlerin emare ayakkabıların sol teki tarafından oluşturulduğu hususunda Alt Mahkemenin -bulguya varmakla hata ettiğini, İddia Makamının, Sanık aleyhine getirilen davalarla ilgili suçların makul şüpheden ari bir şekilde Sanık tarafından işlendiğini kanıtlayamadığı halde, Alt Mahkemenin Sanığı aleyhindeki suçlardan mahkum etmekle hata yaptığını- iddia etmiştir.

İddia Makamı adına hazır bulunan Savcı ise hitabında, Sanığın ikamet ettiği evde 60'lı yaşlarda babası ile birlikte küçük kardeşlerinin ikamet ettiğini, Sanıktan başkasının bu ayakkabıları giymesinin mümkün olmadığını, Sanığa ayakkabılar-ın kendisine ait olup olmadığının ihtar altında sorulmamakla birlikte, depo kapağı üzerindeki tek ayakkabı izinin mahkumiyet için yeterli çevre şahadet oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Alt Mahkeme huzurundaki meselede herhangi bir görgü tanığı olmadığı gib-i, Sanık gönüllü ifade vermiş değildir. Sanık yapılan yazılı dava tebliğine de cevap vermemiştir.

Alt Mahkeme, Sanığı, aleyhindeki davalardan suçlu bulup mahkûm ederken, Sanığın sözlü itiraflarına dayanarak, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu bul-gusu yaptıktan sonra, Sanığın Emare No.3 spor ayakkabılar ile depo kapağına basarak çatı katına çıktığı, depo kapağı üzerindeki ayakkabı izlerinin Emare No.3 ayakkabıların sol teki ile oluşturulduğu hususunda bulguya varmış ve olay mahallindeki su deposu ü-zerinde bulunan ayakkabı izlerine, Sanığı suça bağlayan çevre şahadet olarak değer vermiştir.


Bu aşamada, Sanık aleyhindeki davaların Sanığın sözlü itiraflarına ve çevre şahadete dayanmakta olduğu görüldüğünden, çevre şahadet ve sözlü itiraf (voluntary -confession) ile ilgili şahadet hukuku prensiplerini anımsatmakta yarar görmekteyim.

Bilindiği üzere çevre şahadet ile ilgili prensipler Yargıtay/Ceza 14/98 D.1/2000 sayılı içtihatta ortaya konduktan sonra yakın geçmişte verilen Yargıtay/Ceza 40,41,42,4-6,
47,48/2008 D.1/2015 sayılı içtihatta ve ardından da Yargıtay/Ceza 106/2014 D.15/2016 sayılı içtihatta tekrarlanarak benimsenmiştir (Ayrıca bkz The Modern Law of Evidence 4 ed, s.11-18, Cross on Evidence 7 ed,s.20-41).

Yargıtay/Ceza 106/2014 D.15/2016'-da çevre şahadet ilgili şöyle denmektedir:

"İspatlanması gereken olgunun varlığını doğrudan ortaya koymamakla beraber, mahkemenin, bir olgunun varlığı hakkında karar verebilmesini sağlayan şahadet, çevre şahadettir. Çevre şahadet parça parça alındığında,- hiçbir parça sanığın suçlu olduğunu ikna edici biçimde ortaya koymaya yeterli değilse de tüm parçalar yerlerine yerleştirilip şahadet bir bütün olarak değerlendirildiğinde, parçaların tümü sanığın suçlu olduğunu kuvvetle ortaya koymaktadır ( Bu hususta Bk-z: Yargıtay/Ceza 14/1998 D.1/2000 Başsavcılık v. Hacı Mevlut).

Çevre şahadetin önemli olduğu ve bu meseledeki gibi doğrudan şahadetin bulunmadığı durumlarda, mahkemenin çok dikkatli davranması ve sonuca ulaşırken toplanan şahadetin bütününün Sanığın suçl-uluğunu göstermekle kalmayıp, bu şahadetin rasyonel başka bir sonuçla da bağdaşmayacak nitelikte olduğunu göstermesi gerekir (Bu hususta Bkz: Yargıtay/Ceza 40,41,42,46,47,48/2008 Başsavcılık v. Osman Bayır ve diğerleri)"

Çevre şahadet ile ilgili olarak A-rchbold Criminal Pleading Evidence & Practice 36.ed, para 1141'de ise şöyle denmektedir:

"...It is also necessary before drawing the inference of the accused's guilt from circumstantial evidence to be sure that there are no other co-existing circumstanc-es which would weaken or destroy the inference."


"Çevre şahadetten sanığın suçluluğu hakkında çıkarım yapmadan önce bu çıkarımı zayıflatan veya ortadan kaldıran birlikte mevcut başka şartların olmadığından da emin olmak gereklidir."


Alt Mahkeme çoğun-luk kararında, P.M.İbrahim Bulut'un şahadetinde, 5.8.2014 tarihinde Halil Hamza'ya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili Sanığa ait Antalyalılar Caddesi No.20'deki ikametgahında P.M.Vedat Bilginaylar ve P.M.Hüseyin Akkaplan ile birlikte S-anığın huzurunda arama yaptığını, Emare No.3 Nike marka spor ayakkabıları tespit ettiğini, Sanığın ayakkabıların kendisine ait olduğunu söylediğini, annesinin de ayakkabıların Sanığa ait olduğunu teyit ettiğini, Emare No.3 ayakkabıların girişte bulunan bir- ayakkabılık içinde bulunduğunu ve Sanığın kendisinin olduğuna dair bir izahat verdiğini, Sanığın kendisine Emare No.3 ayakkabıların başka biri tarafından kullanıldığını veya birisinden aldığına dair bir şey söylemediğini, sadece kendisinin kullandığını sö-ylediğini, Sanığın annesinin ayakkabıların taşınması için kendisine bir de poşet verdiğini ve ayakkabıları ileri tahkikat için P.M. Hüseyin Ergüleç'e teslim ettiğini söylediğini belirterek, bu şahadete itibar etmiştir.

Alt Mahkeme çoğunluk kararında dev-amla, Sanığın yeminsiz beyanında ayakkabıların kendisine ait olmadığını beyan etmekle yetindiğini ancak herhangi bir izahat vermediğini belirterek, yukarıda itibar edilir şahadet ışığında P.M.İbrahim Bulut'un Emare No.3 ayakkabıları Sanığın ailesi ile birl-ikte bulunduğu evden aldığı ve Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususunda bulgu yapmıştır.

Alt Mahkeme ilâveten, sunulan ayakkabıların 42 ½ numara olduğu hususunda bulgu yaptıktan sonra, Sanığın 3695/2012 sayılı dava altında, 10/3/2012 tarihi-nde Rapa Ltd.de bir cürüm yani sirkat suçu işlemek maksadıyla kasten ve kanunsuz olarak kırıp bina içerisine girmek ve sirkat yapmakla itham edilip mahkum olduğu cihetle, Sanığın Rapa Ltd.in dışını ve içini bildiğine dair bir çıkarım yapmanın mümkün olduğu- kanaatine varmıştır.

Alt Mahkeme devamla, Sanığın tasarrufunda sirkat ettiği iddia edilen nakit para veya çeklerin izine rastlanmadığını ve İddia Makamının davasını çevre şahadetle ispatlamaya çalıştığını belirterek bu bağlamda Sanığı suça bağlayan en ö-nemli şahadetin ayakkabı izleri (Mavi 369) olduğu hususunda bulgu yapmıştır.

Alt Mahkeme ayrıca P.M.Hasan Zorlu'nun şalter üzerinde ve bina içerisinde parmak izi açısından yeterli inceleme yaptığı ve bunun sonucunda herhangi bir parmak izi tespit edemedi-ği, fotoğrafları çektiği açı ile ilgili olarak herhangi bir eksikliğin bulunmadığı hususunda bulguya varmıştır.

Alt Mahkemenin kararında, ilâveten, depo kapağı üzerindeki ayakkabı izlerinin Emare No.3 ayakkabıların sol teki tarafından oluşturulduğu husus-unda bulgu yaptığı da görülmektedir.

Alt Mahkeme neticede aşağıdaki bulgulara varmıştır:

"Sanık 11.6.2014'ü 12/6/2014'e bağlayan gece saat 12 raddelerinde The European Casinoya gitmiştir ve saat 03.00 raddelerinde daha önceden bildiği Rapa Ltd. adlı iş- yerine hırsızlık yapmak niyetiyle gitmiştir. Sanık saat 03.30 raddelerinde Rapa Ltd.in telli kısmından bahçesine girerek binanın dışında bulunan şalteri kapatarak arkada bulunan deponun merdivenlerinden Emare No.3 spor ayakkabılar ile tırmanarak çıktıktan- sonra depo kapağına basarak binanın çatı katına çıkmıştır ve kapının camını kırarak sürgüyü açıp içeriye girmiştir. Sanık binanın çatısından esas zemin katına inerek bilgisayarın üzerinde bulunan masanın sol üst çekmecesini açarak içinde kırmızı kasa içer-isinde bulunan 4,920TL nakit parayı ve 2 adet 150 TL tutarında Mehmet Boksör'e ait çeki, 1 adet 560 TL tutarında 33767 No.lu İş Bankasına ait çeki ve 3 adet Cezmi Acıbucu'ya ait (0162922,0162923 ve 0162927 No.lu) çekleri sirkat etmiştir. Sanık aynı yerden -çıkarak tekrar depo kapağına bastıktan sonra merdivenlerden inerek ayrılmıştır ve The European Casinoya geri dönmüştür.

Yapmış olduğumuz bulgular neticesinde İddia Makamı Sanık aleyhine getirilen 1,2,3 ve 4. davaları makul şüpheden ari olarak ispat ettiğ-i kanaatine varırız."

Alt Mahkemenin yukarıdaki bulguları irdelendiğinde, Sanığı aleyhindeki davalardan suçlu bulup mahkûm ederken, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu kanaatine vararak, olay mahallindeki su deposu üzerinde bulunan ve Emare No.3
-ayakkabılardan neşet ettiği iddia edilen ayakkabı izlerine, Sanığı suça bağlayan çevre şahadet olarak değer verdiği görülmektedir.
Alt Mahkeme huzurunda olay tarihinde Sanığın Emare No.3 ayakkabıları giydiği hususunda herhangi bir doğrudan şahadet olmamas-ına karşın, Alt Mahkemenin Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu kanaatinden hareketle, kararında açıklıkla belirtmese de suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı çıkarımını yapmak suretiyle yukarıdaki bulgula-rı yaptığı görülmektedir.

Sanık Avukatı istinaftaki hitabında, Alt Mahkemenin Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususunda bulgu yapmakla hata ettiğini iddia etmiştir. Sanık Avukatı bu bağlamda, P.M. İbrahim Bulut'un, P.M.Vedat Bilginaylar ve P.-M.Hüseyin Akkaplan ile birlikte Sanığın ailesi ile kalmakta olduğu evde, Sanığın huzurunda arama yaptığını ve Emare No.3 Nike marka spor ayakkabıları tespit ettiğini iddia etmesine rağmen, bu iddiaları teyit amacı ile P.M.Hüseyin Akkaplan'ın Mahkemede hiç -şahadet vermediğinden, P.M.Vedat Bilginaylar'ın ise Mahkemede şahadet vermesine rağmen, Sanığın evinde aramaya katıldığından hiçbir şekilde bahsetmemesinden yakınmıştır.

İddia Makamı adına bulunan Savcı ise, P.M.İbrahim Bulut'un Sanığın 60 yaşlarındaki b-abası ve küçük kardeşleri ile birlikte ikamet ettiğini, bu ayakkabıları evde başka birisinin giymesinin mümkün olmadığını esas sorgusunda ifade ettiğini ileri sürmüştür.

Alt Mahkeme huzurundaki şahadet ve bu bağlamda çevre şahadet bir bütün olarak değerl-endirildiğinde, Sanığın sirkat suçunu işlemek maksadıyla kasten ve kanunsuz olarak kırıp bina içerisine girdiği ve konu para ve çekleri alıp götürmek sureti
ile sirkat ettiği makul şüphenin ötesinde istihraç edilebilir mi? Yoksa bu hususu zayıflatan veya -ortadan kaldıran başka şartların ve vakaların mevcudiyeti söz konusu mudur?
Alt Mahkemenin kararının hatalı olup olmadığına karar verirken, öncelikle Alt Mahkemenin Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususundaki bulgusunda, dolayısıyla olay tarih-inde Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilip kullanıldığı çıkarımında hata yapıp yapmadığını irdelemek, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu bulgusunda hata yapılmadığı kararına varılması halinde de, olay mahallindeki su deposu üzerinde bul-unan ve Emare No.3 ayakkabılardan neşet ettiği iddia edilen ayakkabı izlerinin de çevre şahadet olarak Sanığı suça bağladığı hususundaki bulgusunda Alt Mahkemenin hatalı olup olmadığını irdelemek uygun olacaktır.
- Alt Mahkeme, kararında, P.M.İbrahim Bulut'un şahadetinin, Sanığın ayakkabıların kendisine ait olduğunu söylediği kısmına itibar ettiğini belirtmekle birlikte, Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a ayakkabıların kendisine ait ol-duğu hususunda sözlü beyan yapıp yapmadığıyla ilgili bulgu yapmadan, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu yönünde bulgu yapmıştır.

Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a, "ayakkabıların kendisine ait olduğu" şeklinde sözlü beyan yapması, sözlü itiraf veya ikr-ar kapsamında değerlendirilmesi gereken bir beyandır.

Sanığın yaptığı iddia olunan sözlü itiraf veya ikrarı irdelemeden önce bu tür itiraf veya ikrarların geçerli olup olmadıkları ve değerleri üzerinde durmak gerekmektedir.

Bir kişinin diğer kişilere -söylediği kabul beyanları (admission) ceza ve hukuk davalarında "hearsay" kuralının bir istisnası olarak geçerli şahadet kabul edilmektedir (Ayrıca bak Y/Ceza 67/99).


Phipson on Evidence 13th edition paragraf 19-03 sayfa 370'de bu hususta şöyle den-mektedir:

"Invariably a party's admission is proved by another witness. The witness's evidence is hearsay because a) it involves relating to the court what another person said and b) the admission is tender as evidence of the truth of its contents. In s-uch circumstances, the evidence is received under an exception to the rule against hearsay, which until recently, for the purposes of both criminal and civil proceedings was a common law exception."


1959-1960 Vol 24 Ali Mehmet Emin v. The Quenn davasın-da da (s.145), bir sanığın polise vermiş olduğu yazılı ve gönüllü ifadesinin dışında kalan şifahi beyanının şahadet olarak ibraz edilebileceği vurgulanmaktadır.

Sayfa 145'te Held (1) başlığı altında şöyle denmektedir:

The oral statement was admissibl-e in evidence. It complies with the requirements of the Judges' Rules in accordance with section 8 of Criminal Procedure Law....

Bir sanığın polise yapmış olduğu sözlü beyanının şahadet olarak ibraz edilebileceğini vurguladıktan sonra,Alt Mahkemenin huz-urundaki mesele ile ilgili bulgularını
incelemeye devam edelim.

Alt Mahkeme, Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a ayakkabıların kendisine ait olduğuyla ilgili sözlü beyan yapıp yapmadığına ilişkin bulguya varmadan Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu husu-sunda bulguya vararak hata yapmıştır.

Alt Mahkemenin öncelikle yapıldığı iddia edilen sözlü beyanın, bu bağlamda sözlü itiraf veya ikrarın yapılıp yapılmadığı hususunda bulguya varması, yapıldığı bulgusuna varması durumunda da Polis Tanığa Sanık tarafın-dan yapılan

sözlü itiraf veya ikrarın hiçbir şekilde baskı, tehdit veya vaat ile yapıldığının iddia edilmediğini, diğer bir anlatımla sözlü itiraf veya ikrarın gönüllü olarak yapılmadığının iddia edilmediğini göz önünde bulundurarak, Sanığın Polis Tanığ-a yaptığı sözlü itirafın gönüllü itiraf (A Free and voluntary confession) olduğu hususunda bulguda bulunması gerekli idi.

Alt Mahkeme, kararında, P.M.İbrahim Bulut'un şahadet verirken düzgün cevaplar vererek üzerlerinde doğruları söylediği izlenimini bır-aktığından hareket ederken, Sanığın ise yeminsiz beyanında izahat vermediğini dikkate alarak, Sanığın yeminsiz beyanına itibar etmemiş; P.M.İbrahim Bulut'un şahadetine ise itibar etmiş dolayısıyla da Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a, konu ayakkabıların kendine- ait olduğu hususunda sözlü itiraf veya ikrar yaptığı kanaatine ulaşmıştır.

Alt Mahkeme tutanakları irdelendiğinde, Müdafaa Avukatının, P.M.İbrahim Bulut'un istintakı esnasında Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a konu ayakkabıların kendisine ait olduğu hususund-a sözlü bir beyan yapmadığını iddia ettiği görülmektedir (Mavi 185).

Sanık ise yeminsiz beyanında, konu ayakkabılarla ilgili beyanı yapıp yapmadığından bahsetmemekle birlikte, konu ayakkabıların kendisine ait olmadığını iddia etmiştir.

İspatı çevre şa-hadete ve bu bağlamda depo kapağı üzerindeki ayakkabı izlerinin Emare No.3 ayakkabılardan neşet ettiği iddiasına dayanan davada, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olup olmadığı ve bu bağlamda, Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a, ayakkabıların kendisine ait oldu-ğu hususunda sözlü itiraf veya ikrar yapıp yapmadığı önem taşımaktadır.


Alt Mahkeme tutanakları irdelendiğinde P.M.İbrahim Bulut'un, Sanığın kendisine, ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususunda sözlü beyan veya sözlü itiraf yaptığı hususundaki şahadeti- teyit etme imkanı varken bunun teyit edilmediği görülmektedir.

P.M.İbrahim Bulut'un şahadetine göre, Emare No.3 olarak Mahkemeye sunulan ayakkabılar Sanığın anne ve babası ile birlikte yaşadığı evde yapılan arama esnasında emare olarak teslim alınmıştı- ve arama esnasında kendisine P.M.Vedat Bilginaylar ve P.M.Hüseyin Akkaplan eşlik etmekte idi. İddia Makamının P.M.İbrahim Bulut'un şahadetini teyit amacı ile P.M. Hüseyin Akkaplan'ı şahadete çağırmadığı gibi, P.M.Vedat Bilginaylar da bu hususta Mahkemede -herhangi bir şahadet vermemiştir.

Dolayısıyla, Alt Mahkeme P.M.İbrahim Bulut'un şahadetinin Sanığın kendisine yukarıda belirtilen sözlü itirafı yaptığıyla ilgili kısmına itibar etmekle hata etmiştir.

Her halükarda, Alt Mahkemenin P.M.İbrahim Bulut'un şa-hadetine itibar etmesinden, Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a ayakkabıların kendisine ait olduğu hususunda sözlü beyanı yaptığı kanaatine ulaştığı sonucunu istihraç etsek ve bu kanaatinde haklı olduğunu kabul etsek dahi, Alt Mahkemenin Sanığın gönüllü olarak ya-ptığı sözlü itirafı (A free and voluntary confession) davada verilen diğer şahadet gibi geçerli şahadet olarak telakki edip, diğer şahadet gibi doğruluğunu teste tabi tutması, bu itirafa mevcut ahval ışığında ne gibi değer vereceğini, yani içeriğinin doğr-u olup olmadığını ve buna dayanılıp dayanılamayacağını araştırması gerekirdi.



Bunun nedeni de, bir sanığın yapmış olduğu itirafın mahkemeye ibraz edildikten sonra, mahkeme huzurunda bizzat tanıklar tarafından verilmiş şahadetten farklı olamayacağı, al-t mahkemenin bu gibi itirafların bir kısmına inanabileceği gibi, bir kısmına da inanmayabileceğidir (Bkz:Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 11-62/2013 D.13/2015).

Diğer yandan, bir mahkeme sanığın yapmış olduğu itirafa verilen değeri tezekkür ederken, diğer nor-mal şahadette yaptığı gibi, mantığa ve tecrübeye dayanması gerekir (Bkz: Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 11-62/2013 D.13/2015).

Alt Mahkeme itirafı şahadet olarak kabul ettikten sonra, böyle bir itirafın değer ve ağırlığını tezekkür ederken, itirafın direkt -ve olumlu olup olmadığını, hangi ahval ve şerait altında yapıldığını, itirafın ikna edici bir şekilde ispat edilip edilmediği hususlarını nazarı itibara alması gerekirdi.

Alt Mahkeme, itirafın direkt, olumlu ve ikna edici bir şekilde ispat edilip edilmed-iği hususunda herhangi bir karar vermek için makuliyet testi uygulamalı idi. Makuliyet testi çerçevesinde, itirafın doğruluğunu gösteren itiraf dışında herhangi bir şahadetin olup olmadığının, itirafta söylenenlerin başka şahadetle teyit edilip edilmediğin-in, itirafta olgularla ilgili söylenenlerin imkân nispetinde karşılaştırabilecekleri hallerde karşılaştırıp doğruluğunun meydan çıkıp çıkmadığının, yapılan itirafın olanaklı olup olmadığının, itirafta belirtilenlerin itiraf dışında verilen şahadetle tutarl-ı olup olmadığının araştırılması gerekmekte idi (Bkz:5/74 sayılı Ceza /İstinaf; Yargıtay/Ceza 30/2006 D.10/2008; Bkz:Birleştirilmiş Yargıtay/Ceza 11-62/2013 D.13/2015; Yargıtay/Ceza 106/2014 D.15/2016).

Alt Mahkemenin çoğunluk kararı irdelendiğinde, benze-r şekilde, Alt Mahkeme meselenin Tahkikat Memuru P.M.Mustafa Çebi'nin şahadetinin tümünü açıklıkla belirtmese de inanılır, güvenilir şahadet kapsamında değerlendirdiği ve bu bağlamda Emare No.3'teki ayakkabının sol tekinin Rapa Ltd.in depo kapağındaki iz i-le bire bir uyumlu olduğunun P.Ç.Salih Bilgi tarafından tespit edilmesi üzerine, Sanıktan izahat istediğinde, Alt Mahkemenin Sanığın Emare No.3 ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan'dan aldığı ve Rapa Ltd. binasının açıldığı günlerde ayakkabılarının 1-2 g-ün kayıp olduğuna dair bir izahat verdiğiyle ilgili şahadetinin kısmına da itibar ettiği görülmektedir.

Sanığın P.M.Mustafa Çebi'ye, Emare No. 3 ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan'dan aldığı ve Rapa Ltd.in açıldığı günlerde ayakkabılarının 1-2 gün ka-yıp olduğuna dair sözlü beyan yapması, sözlü itiraf veya ikrar kapsamında değerlendirilmesi gereken bir beyandır.

Alt Mahkeme tutanakları irdelendiğinde, Müdafaa Avukatının P.M.Mustafa Çebi'yi istintakı esnasında, Sanığın P.M.Mustafa Çebi'ye Emare No.3 -ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan'dan aldığını ve Rapa Ltd. binasının açıldığı günlerde ayakkabılarının 1-2 gün kayıp olduğuna dair herhangi bir beyan yapmadığını iddia ettiği görülmektedir (Mavi 185).

Sanık ise yeminsiz beyanında, konu ayakkabılarl-a ilgili beyanı yapıp yapmadığından bahsetmemekle birlikte, konu ayakkabıların kendisine ait olmadığını iddia etmiştir.
Alt Mahkeme, Sanığın P.M.Mustafa Çebi'ye yukarıda belirtilen sözlü itirafı yapıp yapmadığı hususunda herhangi bir bulgu yapmış değildir-.

Alt Mahkeme, Sanığın P.M.Mustafa Çebi'ye yukarıda belirtilen sözlü itirafı yaptığı hususunda bulguya varmadan, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususunda bulguya varması hatalıdır.

Her halükarda, Alt Mahkemenin Sanığın P.M.Mustafa Çebi'ye yuk-arıda belirtilen sözlü itirafı yaptığı kanaatine ulaştığı sonucunu istihraç etsek ve bu kanaatinde haklı olduğunu kabul etsek dahi, Alt Mahkeme Sanığın gönüllü olarak yaptığı sözlü itirafı (A free and voluntary confession) davada verilen diğer şahadet gibi- geçerli şahadet olarak telakki edip, diğer şahadet gibi doğruluğunu yukarıda belirtilen şekilde makûliyet testine tabi tutmamak ve teyit edici şahadet aramamakla hata etmiştir.

Alt Mahkeme, Sanığın P.M.İbrahim Bulut'a ve P.M.Mustafa Çebi'ye yaptığı ve Sa-nığı suça bağlayıcı olarak sunulan sözlü itirafların içeriğinin doğruluğunu makûlüyet testine tabi tutmuş olsa idi, Sanığın sözlü itiraflarındaki "Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu" veya "Emare No.3 ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan'dan aldı-ğı ve Rapa Ltd. binasının açıldığı günlerde ayakkabılarının 1-2 gün kayıp olduğu" şeklindeki sözlü beyanlarının içeriğini Polisin doğru kabul edip doğruluğunu araştırma yönüne gitmediği, bu hususta tahkikatı eksik yaptığı, Sanığın sözlü itiraflarının içeri-ğinin bağımsız şahadetle teyit edilmediği kanaatine ulaşacak ve sonuçta da P.M.İbrahim Bulut'un ve P.M.Mustafa Çebi'nin şahadetlerinin yukarıdaki kısmına itibar etmeyecekti.
Şöyle ki:

P.M.İbrahim Bulut'un şahadetine göre, Emare No.3 ayakkabılar, Sanığın -ailesi ile birlikte ikamet ettiği evde yapılan aramada, evin girişinde küçük tahta bir ayakkabılık
içinde tespit edilmiştir. Sanığın annesi de ayakkabıların Sanığa ait olduğunu teyit etmiş, ayakkabıların taşınması için poşet vermiştir (Mavi 180,181).

P.M-.İbrahim Bulut'un istintakına göre, Sanığın annesinden herhangi bir ifade alınmış değildir.

Meselenin Tahkikat Memuru P.M.Mustafa Çebi'nin şahadetine göre, Sanık ikametgahında annesi, babası ve 2 kızkardeşi ile birlikte ikamet etmekte idi.

Sanığın aile-si ile yaşadığı bir ikâmetgahın kapı girişindeki tahta ayakkabılıktan emare olarak zapt edilen ayakkabıların, bu ikâmetgaha kim tarafından ve nasıl getirildiği, Emare No.3 ayakkabıların kim veya kimler tarafından giyilip kullanıldığı ve Sanığın izahatı doğ-rultusunda ayakkabıların evden 1-2 gün kayıp olup olmadığı hususunda Sanığın aile efradı olan annesi, babası ve kardeşlerinden tahkikat yapıldığı hususunda Alt Mahkeme huzurunda herhangi bir şahadet söz konusu değildi.

Sanık ile aynı evde yaşayan aile -efradından ve özellikle erkek şahıs olarak babasından ayakkabıların kim veya kimler tarafından giyilip kullanıldığı, özellikle de suça konu tarihte kim veya kimler tarafından giyilip kullanıldığı ile ilgili tahkikat yapılması gerekli idi. Aile efradının is-e, İddia Makamı tarafından Sanığın sözlü itiraflarını teyit edici olarak Mahkemeye celbedilmesi gerekli idi. Bu hususlarda tahkikat yapılmamasını da, Mahkemenin tahkikatta ciddi bir eksiklik olarak değerlendirmesi gerekmekte idi.

Sanığın annesi ayakkabıla-rın Sanığa ait olduğunu teyit etmişse, bu şahitten ifade alınmayarak tahkikatın derinleştirilmemesi, tahkikatta ciddi bir eksiklik olarak
değerlendirilmesi gerekir. Sanığın sözlü itirafının içeriğini teyit edici olarak da bu şahidin Mahkemeye çağrılmaması,- üzerinde önemle durulması gereken ciddi bir eksikliktir. Bu hususta Mahkeme huzurunda herhangi bir izahat da yoktur.

Alt Mahkeme tutanakları irdelendiğinde, Alt Mahkeme huzurunda, Sanığın ayak ölçüsü ile ilgili olarak Sanıktan tahkikat yapıldığı hususund-a; diğer bir anlatımla, Emare No.3 ayakkabıların Sanığın ayak ölçüsü ile bağdaşır olup olmadığı ile ilgili olarak bir tahkikat yapıldığı hususunda da herhangi bir şahadetin olmadığı görülmektedir. Sanığın ayak ölçüsünün ne olduğu hususunda tahkikat yapılma-ması da tahkikatta büyük bir eksiklik olarak değerlendirilir.

Sanığın Emare No.3 ayakkabıları Cezaevinde Hasan Çağlayan'dan aldığı hususu da teyit edilmemiş bir başka husustur.

Meselenin Tahkikat Memuru P.M.Mustafa Çebi yaptığı tahkikatta, Hasan Çağlaya-n'ın Sanıkla aynı tarihlerde Cezaevinde olduğunu ve Cezaevinden çıktıktan sonra yurt dışına çıkış yaptığını tespit ettiğini iddia etmiştir.

Sanığın Hasan Çağlayan ile aynı tarihlerde Cezaevinde kaldığı ve Hasan Çağlayan'ın Cezaevinden çıktıktan sonra yurt- dışına çıkış yaptığı ve adada bulunmadığı hususlarının bağımsız şahadetle teyit edilmeleri imkanı varken, bu yapılmamıştır. Bu hususta herhangi bir izahat da verilmiş değildir.

Dolayısıyla, Sanığın sözlü itiraflarındaki olgularla ilgili söyledikleri ko-ntrol olunabildiği halde imkân nispetinde kontrol edilmediği ve bu bağlamda doğruluğunun meydan çıkmasına çaba gösterilmediği görülmektedir.

Sonuç olarak, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususunda makul şüphe söz konusudur.

Alt Mahkeme huzurun-daki tüm şahadet değerlendirildiğinde, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu ve dolayısıyla da suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı, makul şüpheden ari olarak söylenemez.

Alt Mahkeme, Emare No.3 ayakkabıl-arın Sanığa ait olduğu hususunda, dolayısıyla da suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı çıkarımı yapmakla ve Sanığı aleyhindeki davalardan mahkum etmekle hata etmiştir.

Alt Mahkemenin Emare No.3 ayakkabıların Sa-nığa ait olduğu hususunda bulgu yapmakla, dolayısıyla da suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı çıkarımını yapmakla hata ettiği kanaatine varıldıktan sonra, olay mahallindeki su deposu üzerinde bulunan ayakkabı i-zlerinin Emare No.3 ayakkabılardan neşet ettiği hususundaki bulgusunun hatalı olup olmadığının irdelenmesi gerekmemektedir.

Alt Mahkemenin, olay mahallindeki su deposu üzerinde bulunan ayakkabı izlerinin Emare No.3 ayakkabılardan neşet ettiği hususundaki- bulgusu hatalı olmasa dahi, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususundaki, dolayısıyla da suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı hususundaki makul şüphenin, Sanığın sirkat suçunu işlemek maksadıyla kas-ten ve kanunsuz olarak kırıp bina içerisine girdiği ve konu para ve çekleri alıp götürmek sureti ile sirkat ettiği diğer bir ifade ile Sanığın suçluluğu bağlamında, Mahkemeye sunulan çevre şahadeti zayıflatan veya ortadan kaldıran vakıa ve şartlar olarak -değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer bir anlatımla, Emare No.3 ayakkabıların Sanığa ait olduğu hususundaki dolayısıyla da suça konu tarihte Emare No.3 ayakkabıların Sanık tarafından giyilerek kullanıldığı hususundaki makul şüphe, Alt Mahkeme huzurundak-i çevre şahadetin Sanığın suçlu olduğunu kuvvetle ortaya koymasını,
Sanığın suçluluğu hakkında çıkarım yapmasını engelleyen veya zayıflatan vakıa ve şartlar olarak önem kazanacaktı. Sonuçta da Alt Mahkeme huzurundaki şahadetin, konu suçların Sanık tarafın-dan işlendiğini makul şüphenin ötesinde kanıtlayacak yeterlilikte olmadığı sonucuna varılacaktı.

Yukarıdakiler ışığında; Alt Mahkeme Sanığı aleyhindeki davalardan mahkum etmekle hata etmiştir.

Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında 2. istinaf sebebi kab-ul edildiğinden, 3. ve 4. istinaf sebebinin irdelenmesine gerek yoktur.


Netice itibarıyla; 2. istinaf sebebi kabul edildiği cihetle, Alt Mahkemenin mahkumiyet kararının iptal edilerek Sanığın aleyhindeki davalardan beraat ettirilmesi gerekmektedir.


Ber-tan Özerdağ : Sayın Ahmet Kalkan'ın kararına katılırım.




Ahmet Kalkan : Netice itibarıyla, istinaf oy birliği ile kabul
edilir. Sanık aleyhindeki tüm davalardan beraat ettirilir.




Ahmet Kalkan Gülden Çiftçioğlu Bertan Özerdağ
Ya-rgıç Yargıç Yargıç


8 Kasım, 2016













42






Full & Egal Universal Law Academy