Askeri Yargıtay 4. Daire 2016/180 Esas 2016/198 Karar
Karar Dilini Çevir:
AskeriYargıtay
Dairesi: 4. Daire
Esas No: 2016/ 180
Karar No: 2016 / 198
Karar Tarihi: 29.03.2016

(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 32, 62)

Sanığın, cezaevinden tahliyesini müteakip teslim edildiği … Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından 31.1.2014 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek serbest olarak Birliğine sevk edildiği, Askerlik Şubesince düzenlenen sevk belgesine katılacağı tarih olarak "2.2.2014" kaydının düşülerek sanığa imzalattırıldığı dikkate alındığında, en geç 2.2.2014 tarihinde saat 24.00'a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 24.3.2014 tarihinde … İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yakalandığı tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.

Bu bağlamda, Askerî Mahkemece; yaptırılan psikiyatrik inceleme sonunda, antisosyal kişilik olarak adlandırılan ruhsal bir organizasyon içerisinde olduğu, bu hali ile, TCK’nın 32’nci maddesinden yararlanamayacağı, uyuşturucu madde kullanımının, kötüye kullanım düzeyinde olup bağımlılık düzeyinde olmadığı, adli gözlem altına alınmasına gerek duyulmadığı, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası (dizi 267, 268) ile belirlenen sanık hakkında; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçeler gösterilmek suretiyle, aşağıda belirtilen suç başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi hususu dışında, suçun sübutunu kabulde; vasfının tayininde; asgari hadden temel cezanın tayin edilmesinde; takdiri indirim sebebi göz önünde bulundurularak azami oranda indirim yapılmasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında; hükmolunan hapis cezasının ertelenmemesinde ve seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Ancak, Askerî Mahkemece; … Askerlik Şubesi Başkanlığınca Birliğine sevk edildiği sırada düzenlenen sevk belgesine (dizi 15, 129), sanığın Birliğine katılacağı tarih olarak "2.2.2014" kaydının düşülerek sanığa imzalattırıldığı dikkate alındığında, sanığın en geç 2.2.2014 tarihinde saat 24.00'a kadar Birliğine katılmasının gerekmesi (Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 9.4.2015 tarihli ve 2015/29-45 E.K. sayılı kararı da aynı yöndedir) nedeniyle, sanığa atılı firar suçunun başlangıç tarihinin, 3.2.2014 tarihi yerine, 2.2.2014 tarihi olarak belirlenmesi hatalı ise de; temyiz konusu maddi olayda, yapılan suç tarihi hatasının, suçun hukukî niteliğinin tayinine ve ceza uygulamasına bir etkisinin bulunmaması, suç tarihlerinin belirlenmesine ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasında mevcut olması, suç tarihlerinin saptanmasının ayrı bir araştırma ve takdiri gerektirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, 2.2.2014-24.3.2014 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün suç başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi yönünden bozulmasına, ancak, bu bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesine göre, 2.2.2014-24.3.2014 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün belirtilen kısmının düzeltilerek ve diğer kısımlarının ise aynen muhafaza edilerek onanmasına karar verilmiştir.

Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;

Sanığın sebepsiz temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;

Sanığın temyizine atfen ve resen, öz vakanın yanlış tespiti (suç başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi) yönünden hukuka aykırı bulunan 2.2.2014-24.3.2014 tarihleri arasındaki firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince BOZULMASINA;

Bu bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi gereğince, kararda “2.2.2014” olarak gösterilen atılı suç başlangıç tarihinin “3.2.2014” şeklinde düzeltilmesi ve diğer kısımlarının ise aynen muhafaza edilmesi suretiyle, mahkûmiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

29.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

Full & Egal Universal Law Academy