Askeri Yargıtay 1. Daire 2006/689 Esas 2006/668 Karar
Karar Dilini Çevir:
AskeriYargıtay
Dairesi: 1. Daire
Esas No: 2006/ 689
Karar No: 2006 / 668
Karar Tarihi: 19.04.2006

(1632 S. K. m. 47, 63, Ek m. 8) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (647 S. K. m. 4, 5) (5252 S. K. m. 9) (353 S. K. m. 220) (AYDK. 17.11.2005 T. 2005/97 E. 2005/97 K.)

Bakaya suçundan sanık Yd. Sb. Ad. Adayı Murat SAYDAM hakkında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 15.08.2005 gün ve 2005/254-411 esas ve karar sayılı mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık tarafından yasal süresinde sebep gösterilmeksizin temyiz edilmesi üzerine dava dosyası Askeri Yargıtay Başsavcılığının hükmün onanması görüşünü içeren 07.04.2006 gün ve 2006/2269 sayılı tebliğnamesi ekinde Dairemize gönderilmekle incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Askeri Mahkemece; sanığın, 01.04.2004-20.04.2004 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği kabul edilerek ASCK'nın 63/1-A maddesinin yedi günden sonra üç ay içinde gelenler cümlesi ve 5237 sayılı TCK'nın 62/1’inci maddesi uyarınca iki ay on beş gün hapis cezası ile mahkumiyetine, bu cezasının 647 sayılı Kanunun 4/1’inci maddesi uyarınca beher günü 11 YTL. hesabıyla para cezasına çevrilerek neticeten 825 YTL. adli para cezası ile mahkumiyetine, bu para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4’üncü maddesi uyarınca aylık taksitler halinde yirmi eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.

Hüküm, sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin süresinde temyiz edilmiştir.

Tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.

Yapılan incelemede; 1998/05’inci grup numarasıyla askerliğine karar aldıran ve grubu itibarıyla Mart 1999 celp döneminde askere sevki plânlanan sanığın, çeşitli mazeretleri dolayısıyla Aralık 2002 celbine kadar sevk edilemediği, müteakiben Kasımpaşa Deniz Hastanesinin 13.12.2002 tarih ve 2141 No.lu sağlık kurulu raporuyla SMK bir yıl sevk geciktirmesi aldığı, bu nedenle askerlik şubesince düzenlenen ve 24.12.2002 tarihinde sanığa tebliğ edilen askere sevk için çağrı tebligatı ile, yeniden hastaneye sevk edilebilmesi için sanığın 01-12.12.2003 tarihlerinde askerlik şubesinde hazır bulunmasının istendiği, sanığın belirtilen tarihte askerlik şubesine müracaat etmediği, dolayısıyla Nisan 2004 yedek subay celbinde sevke tabi olan sanığın, tebliğ yerine geçen ve TRT aracılığı ile yayınlanan duyurular gereğince 31.03.2004 tarihine kadar şubesine başvurarak askere sevkine ilişkin belgeleri alması gerekirken sevke katılmadığı, emsallerinin sevkinden sonra 20.04.2004 tarihinde askerlik şubesine başvurduğu, dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır.

Bu nedenle; Askeri Mahkemece karar yerinde gösterilen haklı ve inandırıcı gerekçelerle, müsnet suçun sabit görülmesinde, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri hafifletici neden gözönünde bulundurularak cezasında gerekli indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesinde, cezanın ertelenmesinin ASCK'nın 47/A maddesi gereğince mümkün olmaması nedeniyle kurulan hükümde; usûl, sübut, vasıf ve takdir açısından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı tespit edilmiş ise de;

5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlığını taşıyan 9’uncu maddesinin 3’üncü fıkrasındaki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. hükmü ile lehe olan hükümlerin uygulanmasında, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulandıktan sonra, ortaya çıkan sonuçlardan hangisi lehe ise, o kanun hükümlerinin bir bütün halinde uygulanacağına dair Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 17.11.2005 tarihli ve 2005/97-97 sayılı kararı dikkate alınmak suretiyle, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilerek taksitlendirilmesi sırasında, suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 647 sayılı Kanunun 4 ve 5’inci maddeleri hükümlerinin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a ve 52’nci maddeleri hükümlerine nazaran lehe olduğu kabul edildikten sonra, artık bütünüyle mülga 647 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması zorunlu olup, 647 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi uyarınca hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının taksitlendirilmesinde 5237 sayılı TCK'nın 52/4’üncü maddesinin uygulanması kanuna aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, Askeri Mahkemece, tayin olunan 825 YTL. adli para cezasının taksitle ödenmesine, 647 sayılı Kanunun 5/3-4’üncü maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu yapılmayarak para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4’üncü maddesi uyarınca yirmi eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup, sanığın temyizine atfen ve re’sen mahkumiyet hükmü uygulama yönünden bozulmuş, ancak, belirtilen bozma sebebleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Uygulama yönünden yasaya aykırı görülen mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1 inci maddesi uyarınca, sanığın temyizine atfen ve resen, kanunun ve madde numarasının yanlış yazılması noktasından BOZULMASINA;

Bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanunun 220/2-H maddesi uyarınca hükümdeki TCK’nın 52/4’üncü maddesi şeklindeki kısmın 647 sayılı Kanunun 5/3-4’üncü maddesi şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Sonuçta tebliğnameye uygun olarak, 19.04.2006 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

Full & Egal Universal Law Academy